ÖNLEM ALMASI GEREKEN KİŞİLER İŞLERİNİ İYİ YAPMADILAR : Hay Aksi mi 😩

Yüreklere Kazınan Bir Kaybın Ardından: Özüm ve  Yangınla Susan Hayatlar
Son günlerde yaşanan trajik bir olay, hepimizi derinden sarstı. Bir otelde çıkan yangın, hayatlarımızda iz bırakacak bir acıya yol açtı. Liseli Özüm’ün hayalleri, bir anda alevler içinde kayboldu. Bedava mı yaşıyoruz, diye sorduğumuzda, aklımıza gelecek çok şey var. Sosyal sorumluluklar, güvenlik önlemleri, yaşamın kıymeti… Ama belki de en önemlisi, bu yaşananlardan ders alıp almayacağımız.
Yangın, gece mutfaktan  çıkmıştı; o gün otelde herkes sıradan bir günü geçirdi ne bilsinler son uykuları olduğunu. Özüm gibi gençler, hayalleriyle o otelde, belki de hayatlarının en güzel anlarını yaşayacaklardı. Çıkan yangınla hayatlarını kurtarmak isteyen insancıklar can havliyle kaçmaya çalıştı. Ecel geldi mi gitmemek olmaz derlerdi büyükletimiz. O anlarda, “Tek kişilik boş yer” olan o asansör kapısının aniden açılması belki de kaçışın, yeniden hayata tutunmanın bir yolu gibi gözüktü o anda talihsiz kıza. Ecel işte geldi ve belki de hiç ayrılmayacağı anne ve babasından anlık kopardı onu. İçinde bulundukları o karmaşada, kimin ne yapacağı bilinmezdi. Panik anında alınan kararlar, hayat ve ölüm arasındaki ince çizgide belirleyici olabiliyor.
Sonrasında, ardında kalan annelerin yüreklerinden dökülen helallikler, derin bir acı bıraktı. Her bir anne, evladından belki de son bir kez helallik isteyerek  yaşanan bu felaketten kaynaklanan hislerini dile getirdi. Ama işte burada bir soru daha belirmeli: Biz bu olaydan ders alacak mıyız? Yangın güvenlik önlemleri, kaçış yolları, acil durum tatbikatları; bunlar neden yeterince önemsenmedi? Bir hayatın kıymeti, ne zaman daha anlaşılır hale gelecek?
Bu kayıplar, birer istatistik değil; hepsi birer insan. Hepsi hayalleri, umutları ve sevdikleriyle birlikte yaşamaya çalışan bireyler. Özüm gibi gençlerin yanı sıra, yaşanan her kayıp, bizleri düşündürmeli. Biz bedava mı yaşıyoruz sorusunun yanıtı, aslında aldığımız önlemlerde gizlidir. Her birimizin yaşamı, birlikte sorumluluk alıp almadığımıza bağlı.
Artık harekete geçme zamanı; olayların ardından kendimizi sorgulamalıyız. Yangın güvenliği, acil durum planları ve binaların güvenliği için daha fazla önlem alınması gerekmiyor mu? Geçmişte yaşadıklarımızdan ders almak, gelecekte benzer felaketleri önlemenin ilk adımıdır. Bu olayın ardından kaybımızı unutmayacak, her bir Özüm için daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına mücadele edeceğiz.
Sonuç olarak, kaybımızın ağırlığı yüreğimizi sararken  bizler de yaşananlardan ders çıkarmalıyız. Bedava yaşamıyoruz; her anımızın kıymetli olduğunu unutmadan, hayatı dolu dolu yaşayalım. Özüm ve onun gibi kaybolan hayaller, bize bu gerçeği hatırlatmalı. Geçmişten ders alarak geleceğimizi daha güvenli kılmalıyız; çünkü her bir hayat, en az bir Özüm kadar değerlidir.
Hepimize Allah sabırlık versin! Çok fazla kaybımız oldu. Ortaokul ve Lise seviyesinde çok canımız gitti. Bütün çocuklarımız çok etkilendi ne yapmalı peki? Rehberlik uzmanlarımız çocuklarımıza durumu anlatmalı, yokmuş gibi davranmamalı. Biz bu zamana kadar hep, o amca iyi biri diye büyütüldük ya da seni döveni sen de döv kızım, oğlum, dendi. İki zıt kutuplar işte. Ortamız yok bizim. O yüzden hiçbir şeyi yok saymadan gençlerimize rol model olup geleceğe umutla bakmalıyız hayat bedava değil!