Selam okulun en tarz, en boyun eğmeyen, en “ben bitti demeden bitmez” diyen kızları! (Ve gizlice okuyan meraklı beyler, size de selam.)
Bugün size matematik sınavından kaç aldığınızı unutturacak hatta manita mevzusundan daha önemli bir meseleyle geldim. Geçen gün Instagram’da gezerken Dr. Bahar Eriş’in bir postuna denk geldim ” Boyun Eğmeyen Kadınlar” kitabından bahsediyordu. Oradan İris Alphel ile tanıştım. Konumuz: Iris Apfel.
Kadın 102 yaşında aramızdan ayrıldı ama yemin ederim enerjisi bizim 12/ D’’nin toplam yaşam enerjisinden fazlaydı! Kendine “Dünyanın En Yaşlı Ergeni” diyormuş. Ayol bizimkiler 17 yaşında “hayat bitti, çok yorgunum” diye geziyor, kadın 100 yaşında stil ikonluğu yapıyordu.
Şimdi size bu efsane kadından hayat derslerini samimi bir şekilde sayıp döküyorum. Not alın, sınavda çıkmaz ama hayatta çıkar!
1. Yaş Sadece Bir Sayıdır (Bizim İçin Sivilce Sayısı Önemli Ama Olsun)
Iris teyzemiz diyor ki “Kendimi birkaç yıl öncesinden farklı hissetmiyorum.”
Bakın bu tam bir “Manifest”tir! Sabah aynaya baktığınızda o çıkan sivilceyi görmezden geliyorsunuz ve “Ben bir kraliçeyim” diyorsunuz. Kadın gazlı içecek içmezmiş, abur cubur yemezmiş… Tamam, burası bizi biraz bozar, okul çıkışı o döneri gömmeden duramayız ama ana fikri kapın: Kendine iyi bakacaksın bebeğim! Olaylara nasıl baktığın önemli. Sen kendini “ezik lise öğrencisi” olarak görürsen öyle kalırsın ama okula en Cool halinle girersen herkes sana o gözle bakar.
2. “Stil DNA’nızda Var”
En sevdiğim madde bu! Diyor ki “Modaya uygun olmayı öğrenebilirsiniz ama stil insanın içinde olan bir şeydir.”
Kızlar, Allah aşkına Instagram’da gördüğünüz o “Influencer” kızın aynısı olmaya çalışmayı bırakın. Herkes birbirinin kopyası oldu, klon ordusu gibi geziyoruz ortalıkta. Iris diyor ki “Kendiniz olmak her zaman tarzdır.”
Okul forması giyiyor olabiliriz ama o formayı taşıyışın, taktığın o küpe, bağladığın o saç senin imzan. “Ay ben yine harikayım” diyerek kendi saçmalığınızı bile gururla taşıyın. Birilerini taklit etmek ezikliktir, kendi kaosunu kucaklamak ise kraliçelik! Özgün olun, gerekirse rüküş olun ama “siz” olun.
3. Pişmanlıkla Vakit Kaybetmeyin (O Çocuğu Unut!)
Geldik zurnanın zırt dediği yere… Iris’in kocası ne demiş biliyor musunuz? “Tek bir seyahatin var bebeğim, tadını çıkar!”
Ay düşüp bayılacağım şimdi, bu nasıl güzel bir laf! Geçmişte yaşayamazsınız diyor. Yani diyor ki o fizik yazılısından aldığın 30’u, koridorda ayağının takılıp düştüğün o anı ya da sana “kanka” diyen o çocuğu UNUT.
Geçmiş geçti, bitti, çöp kutusuna at! “Her şeyi büyük mesele haline getirirseniz enkaz haline gelirsiniz” demiş kadın. Depresyon hırkalarımızı çıkarıyoruz, önümüze bakıyoruz. Hata mı yaptın? “Berbattı, bitti, sıradaki hataya geç!” Bu kadar basit.
Özetle Kızlar;
Hayat, kim ne derse desin, o ruju sürüp, o kocaman gözlükleri takıp “Ben buradayım ve boyun eğmiyorum” deme sanatıdır. 102 yaşına geldiğimizde “Keşke” dememek için bugün elalem ne der terör örgütü kadar meraklı, Victoria Secreat mankeni kadar dik, Iris kadar renkli olun.
Hadi şimdi söylenenleri duymamazlıktan gelip saçımızı düzeltelim. Öptüm, bye!
Yorum bırakın