Selam Ters Akor tayfası! Ben Serap. 🌸
Bugün size öyle bir aydınlanma perisiyle geldim ki okuduktan sonra telefonları fırlatıp çimlere dokunmaya koşmak isteyebilirsiniz. (Tamam belki biraz drama queen’lik yapıyorum ama durum cidden toksik.)
Geçen gün Insta’da sıradan bir kaydırma seansındayken bir gönderiye denk geldim. Biri Medium’da şöyle bir makale patlatmış: “30 Gün ChatGPT Kullanmayı Bıraktım ve Beynime Olanlar Korkunçtu”. Adam en basit “Ekte gönderiyorum, iyi çalışmalar” e-postasını bile yapay zekaya yazdıra yazdıra beynini resmen nadasa bırakmış!
Sonra ne mi olmuş? Deneyin 3. gününde o acı gerçeği fark etmiş: Mesele artık sadece üşenmek değilmiş, adam bildiğin yapamıyormuş. Kendi deyimiyle, “İsteğimi değil, yeteneğimi kaybettim” diyor.
Gönderideki şu alıntıya kalbimi (ve biraz da varoluşsal krizimi) bıraktım:
“Instagram dopaminini yönetiyor. TikTok odağını yönetiyor. Netflix gecelerini yönetiyor. ChatGPT düşünmeni yönetiyor.”
Excuse me?! Biz resmen kendi hayatımızın NPC’si (yan karakteri) olmuşuz da haberimiz yok aşko! Algoritmalar bizi parmağında oynatıyor. Günde ortalama 352 kez telefona bakıyormuşuz, uyanık olduğumuz her 2.5 dakikada bir! Bu resmen bir beyin çürümesi hikayesi.
Yazıyı yazan adam 7. günde boş bir Word dosyasıyla bakışırken yaşadığı o anı anlatmış… “Bisiklete binmeyi unutmuş bir çocuk gibi ekrana baktım, mücadele dayanılmazdı” diyor. O çaresizlik anını, o boş sayfayla bakışma mücadelesini düşünsenize. Ama sonra bir mucize oluyor: Cevaplar, komut verdiğimiz o sihirli “prompt” kutucuğundan değil, o acı verici kıvranma anından, yani tarihteki her büyük buluşu doğuran o gerçek mücadeleden gelmeye başlıyor.
Kabul edelim, konfor alanımıza o kadar fena düştük ki her şeyi “pre-chewed” (önceden çiğnenmiş) ve hazır hap gibi istiyoruz. Fikirlerimiz bile başkalarının –yani kodların– şekillendirdiği şeyler. Dokunuyoruz ve cevap veriyor. Düşünme kasımız gerçek zamanlı olarak yata yata eriyor kızlar!
Yani demem o ki bestieler, sürekli kolaya kaçıp yapay zekanın hap misali cevaplarıyla beslendikçe kusura bakmayın ama ufak ufak beynimizi kaybediyoruz . Belki de bazen o boş ekrana bakıp biraz debelenmek, biraz o problemi iliklerimize kadar hissetmek gerekiyordur. İnternetle olan o toksik göbek bağımızı kestiğimizde hayatta kalabilmek için, kendi beynimizi kullanmaya acilen geri dönmeliyiz.
Siz ne diyorsunuz? Kendi beynimizden ghost mu yedik, yoksa ChatGPT hala en büyük kurtarıcı bestie’miz mi? ✨
Gönderiyi Paylaşan (Alıntıyı Yapan) Hesap:
Instagram: @dr.bahar.eris (Dr. Bahar Eriş)
Orijinal Makale Kaynağı:
Platform: Medium
Yazar: Kusireddy
Makale Başlığı: “I Stopped Using ChatGPT for 30 Days. What Happened to My Brain Was Terrifying.”
Yorum bırakın