Sarı Çiyan Kamran ve Feride: Aşkın Çalıkuşu Dansı



“Çalıkuşu”, Türk edebiyatının en gözde romanlarından biri, biliyor musun? Belki de en çok okunan, en çok satan! Üstelik bu kitap sadece edebi bir hazine değil, bir televizyon fenomeni hâline de geldi. Üç defa dizi olarak uyarlandı ve her seferinde farklı oyuncularla karşımıza çıktı. İlk uyarlamada Türkan Şoray ve Kartal Tibet vardı. Ah, o ikilinin nesli bitmez, değil mi? Sonra Aydan Şener ve Kenan Kalav devreye girdi; sonunda da Fahriye Evcen ve Burak Özçivit ile son macera geldi çattı. Ancak, dikkat! Bu son dizi romandan epey farklı. Mesela, Kamran’ı romanda “Sarı Çiyan” olarak tanıyorsun ama dizideki Burak Özçivit’i görünce “Yahu bu ne ola?” diye şaşırmayacak mısın?


“Çalıkuşu” tam bir yol hikayesi, aynı zamanda bir büyüme öyküsü! Feride adında bir genç kızın günlüğü üzerinden onun hayatına girmemizi sağlayan bir kapı. Onun hikayesine dalarken  aslında sosyal medyada yaptığımız “stalk”ı yapıyoruz, değil mi? Feride’nin masum, dik başlı ve saf ruhunu takip etmek, onunla dertleşmek sanki yazın en güzel sıcağında soğuk bir limonata içmek gibi.
Kimsesiz Feride, kalbimizin derinliklerine dokunuyor. Onun için merhamet duymamak elde değil! Ama işte, saf bir aşk hikayesi var; bir yandan Kamran’ın ihanetiyle kalp krizi geçiriyoruz. “Vicdansız adam bu ne yapıyor?” diye isyan ederken kendimizi buluyoruz; “Erkek milleti aynı, hepsi aynı!” diye ahkâm kesiyoruz.
Aslında “Çalıkuşu”, sosyolojik açıdan müthiş bir pencere açıyor. O dönemin Anadolusuna dalıyoruz; hani şu İstanbul dışında kalan her bir yer… Anadolu deyince akla gelen Çanakkale, Bursa, Kuşadası gibi yerler aslında o zamanki insanların hayat mücadelesinin bir parçası. Öğretmenlik, çocuk sevgisi, hastalık ve ölüm… Yeah, bunlar romanı farklı kılan unsurlar. Feride’nin yolculuğu bize hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Sonuç olarak, “Çalıkuşu”, sadece bir roman değil; duygusal bir yolculuk, insan ilişkilerini sorgulatan bir deneyim. Her sayfasında Feride’nin hayatına sızdıkça, kalbimizde derin izler bırakıyor. Okurken hem gülüyoruz hem de içten içe duygulanıyoruz. O yüzden, gelin bu yolculuğa çıkalım ve Feride’yi bir kez daha hatırlayalım. Çünkü o, hepimizin içindeki Çalıkuşu!
“Canım, 11D’de hep beraber ‘Çalıkuşu’nu işledik ya, bu da bambaşka bir bakış açısı olsun sizlere! Ne dersiniz? Yorumlarda buluşalım, derste yarattığımız o enerjiyi burada da paylaşalım! Merakla bekliyorum, hadi bakalım! 💫”